Dış Hava Soğudukça Ayar Nasıl Değişmeli
Kasımda yeten ayar ocakta yetmiyor. Dış hava değiştikçe petek suyunun nasıl kaydırılacağı, hangi ayarın sabit kalacağı ve elle takibin pratik yolu.

Kombinin ayarı çoğu evde bir kez yapılıp bir daha dokunulmuyor. Sonra ocak ayında "kombi yetmiyor", nisan ayında "boşuna yakıyoruz" deniyor. İkisi de aynı nedenden: sabit bir ayar, değişen bir ihtiyaca cevap veriyor.
Evin ihtiyacı neden değişiyor
Bir ev, içi ile dışı arasındaki fark kadar ısı kaybediyor.
Dışarısı 12 derece, içerisi 21 dereceyse fark 9 derece.
Dışarısı sıfır dereceyse fark 21 dereceye çıkıyor.
Yani kayıp yaklaşık iki katına çıkmış oluyor.
Isıtma sisteminin bu kaybı karşılaması gerekiyor.
Karşılamanın yolu, radyatörlerin daha çok ısı vermesi; bu da daha sıcak suyla oluyor.
Hangi ayar değişiyor, hangisi kalıyor
Kombide birden fazla ayar var ve hepsi mevsime bağlı değil.
Petek suyu sıcaklığı değişiyor; asıl konu bu.
Oda termostatının hedefi değişmiyor; 20-21 derece kışın da aynı.
Kullanım suyu ayarı değişmiyor; yalnız çok soğuk aylarda bir iki derece yükseltilebiliyor.
Termostatik radyatör vanaları da değişmiyor; onlar odaya göre bir kez ayarlanıyor.
Bu ayrım önemli: oda termostatını 25'e almak evi hızlı ısıtmıyor, yalnız durma noktasını yukarı taşıyor.
Kaba bir başlangıç tablosu
Yoğuşmalı bir cihazda ve normal radyatörlü bir dairede şu değerlerle başlanabiliyor.
Dışarısı 12-15 derece ise petek suyu 45 civarı.
Dışarısı 5-10 derece ise 50-55 civarı.
Dışarısı 0-5 derece ise 55-60 civarı.
Dışarısı sıfırın altında ise 60-65 civarı.
Bunlar başlangıç; her evin doğru sayısı denemeyle bulunuyor.
Yoğuşmasız cihazda alt sınır 60 derece olduğu için aralık daralıyor.
Aliağa ve çevresinde durum
Bölge iklimi bu kaydırmanın ne kadar geniş olacağını belirliyor.
Kıyı şeridinde kışlar iç bölgelere göre ılıman geçiyor.
Sıfırın altına inen gün sayısı sınırlı.
Bu, sezonun büyük kısmının düşük su sıcaklığıyla geçebileceği anlamına geliyor.
Yani yoğuşmalı cihazın avantajından burada daha uzun süre yararlanılabiliyor.
Buna karşılık nem yüksek olduğu için aynı sıcaklık daha soğuk hissettiriyor; oda hedefini düşürmek her evde iyi sonuç vermiyor.
Rüzgâr ve güneşin payı
Termometredeki sayı tek başına yetmiyor.
Rüzgârlı bir günde bina yüzeyinden kayıp artıyor.
Güneşli bir günde güney cepheli odalar kendiliğinden ısınıyor.
Bulutlu ve durgun bir günde ise ne kayıp ne kazanç öne çıkıyor.
Bu yüzden aynı sıcaklıkta iki gün farklı hissedilebiliyor.
Elle ayar yapanlar için pratik kural: rüzgârlı günlerde bir kademe yukarı, güneşli günlerde bir kademe aşağı.
Elle kaydırmanın pratik yolu
Her gün oynatmak gerekmiyor; ev bir ayara oturmak için zaman istiyor.
Sezon başında düşük bir değerle başlanıyor.
Odalar hedefe ulaşmıyorsa beşer derece yükseltiliyor.
Havaların sertleştiği dönemde bir kez daha yükseltiliyor.
En soğuk hafta geçtikten sonra kademeli olarak geri indiriliyor.
Baharda tekrar düşük değere dönülüyor.
Bu dört beş müdahale, sezonun tamamını kapsıyor.
Kâğıda yazmanın faydası
İkinci yıl işi belirgin biçimde kolaylaştıran basit bir alışkanlık.
Hangi hava koşulunda hangi değeri kullandığınızı bir kâğıda yazın.
Odaların o değerde hedefe ulaşıp ulaşmadığını not edin.
Bir yıl sonra aynı tabloyu kullanarak doğrudan doğru değere geçiyorsunuz.
Kayıt ayrıca bir şeyin değiştiğini de gösteriyor: geçen yıl 55'te ısınan ev bu yıl 65 istiyorsa arada bir sorun var.
Bu, bakım ihtiyacının en erken işaretlerinden biri.
Dış hava sensörü ne yapıyor
Bu kaydırmayı otomatik yapan çözüm.
Binanın kuzey cephesine, güneş almayan bir noktaya küçük bir sensör konuyor.
Sensör dış hava sıcaklığını sürekli ölçüyor.
Cihaz, petek suyunu bu değere göre kendiliğinden kaydırıyor.
Hava soğudukça su ısınıyor, ısındıkça soğuyor.
Her gün için doğru değer seçildiği için hem konfor hem tüketim iyileşiyor.
Bu ilişkinin nasıl ayarlandığı ısıtma eğrisi konusuna giriyor ve ayrı bir başlık.
Sensör nereye konmamalı
Yanlış konum, sensörü yararsız hale getiriyor.
Güney cepheye konan sensör güneşte ısınıp dışarıyı olduğundan sıcak ölçüyor.
Baca ya da havalandırma çıkışına yakın konum aynı hatayı üretiyor.
Balkon altına ya da çıkıntı altına konan sensör rüzgârı görmüyor.
Zemine yakın konumlar da uygun değil.
Doğru konum: kuzey cephe, yerden birkaç metre yükseklikte, gölgede ve serbest hava akışında.
Modülasyonla ilişkisi
Doğru kaydırma, cihazın çalışma biçimini de düzeltiyor.
Gereğinden yüksek su sıcaklığında cihaz hedefe hızla ulaşıp kesiyor.
Sonra soğuyunca yeniden yanıyor; bu kısa çevrimler verimsiz.
Doğru sıcaklıkta cihaz daha uzun süre ve daha düşük güçte çalışıyor.
Modülasyon yapabilen cihazlar bu koşulda en verimli noktalarında bulunuyor.
Yani mevsime göre kaydırma, yalnız tasarruf değil, cihazın düzgün çalışması meselesi.
Yoğuşma penceresini kaybetmemek
Yükseltme kararında dikkat edilecek bir sınır var.
Yoğuşmalı cihaz, dönüş suyu yeterince soğukken ek ısı çıkarıyor.
Petek suyunu gereğinden fazla yükseltmek bu pencereyi kapatıyor.
Bu yüzden yükseltme, odalar gerçekten ısınmıyorsa yapılıyor; ihtiyatla değil.
Yoğuşma tahliyesinden su gelip gelmediğine bakmak pratik bir gösterge.
Ayrıntısı petek suyu yazısında ele alındı.
Ayar yükseltmenin çözmediği durumlar
Bazı şikâyetler mevsimle ilgili görünse de ayar sorunu değil.
Radyatörlerin üstü soğuksa içinde hava var; hava alınması gerekiyor.
Radyatörlerin altı soğuksa çamur birikmiş.
Uzak odalar hiç ısınmıyorsa tesisat dengesi bozuk.
Radyatör yüzeyi odanın ihtiyacının altındaysa hiçbir ayar yetmiyor.
Bu dört durumda sıcaklığı yükseltmek belirtiyi kısmen örtüyor ve tüketimi artırıyor.
Dengeleme konusu ayrı bir yazıda anlatıldı.
Bahar ve sonbahar geçişleri
Ara mevsimler en çok israfın olduğu dönem.
Kışın kullanılan yüksek ayar unutulup mart ayında da sürüyor.
Ev gereğinden sıcak oluyor ve pencere açılarak dengeleniyor.
Bu, üretilen ısının doğrudan dışarı atılması demek.
Aynı şey sonbaharda tersine yaşanıyor: erken yükseltilen ayar ılık günlerde boşa çalışıyor.
Geçiş dönemlerinde ayarı bir kademe düşürüp beklemek, çoğu evde fark yaratıyor.
Sezon sonunda ne yapılmalı
Isıtma kapanırken birkaç adım sonraki sezonu kolaylaştırıyor.
Kullanılan son ayar değeri not ediliyor.
Cihaz kapatılmak yerine yaz konumuna alınıyor; pompa periyodik dönüyor.
Termostatik vanalar tam açık bırakılıyor.
Bakım randevusu yaz aylarına planlanıyor.
Bu dört adım, sezon başında yaşanan sorunların önemli bir kısmını kapatıyor.
Servisin ölçtükleri
Ayar sorunu gibi görünen durumlarda teşhis ölçümle yapılıyor.
Gidiş ve dönüş suyu sıcaklıkları ölçülüyor; aradaki fark dolaşımı gösteriyor.
Radyatörlerin yüzey sıcaklıkları karşılaştırılıyor.
Oda sıcaklıkları ölçülüp termostatın gösterdiğiyle karşılaştırılıyor.
Baca gazı analizi yanmanın kalitesini gösteriyor.
Radyatör yüzeyinin odanın ihtiyacına yetip yetmediği hesaplanıyor.
Bu ölçümlerden sonra "ayarı yükseltin" demek ya da dememek anlamlı hale geliyor.
Bina tipi kaydırmanın genişliğini belirliyor
Aynı hava koşulunda iki bina farklı davranıyor.
Yalıtımlı bir binada kayıp düşük; dış hava değişse de gereken su sıcaklığı çok oynamıyor.
Yalıtımsız bir binada kayıp doğrudan dış havayla ilerliyor; kaydırma aralığı geniş oluyor.
Taş duvarlı eski yapılar yavaş tepki veriyor; ani ayar değişiklikleri bir günde hissedilmiyor.
Yeni ve hafif yapılar hızlı ısınıp hızlı soğuyor; ayar değişimi aynı gün fark ediliyor.
Bu yüzden komşunun kullandığı değeri kopyalamak çoğu zaman yanlış sonuç veriyor.
Kat ve cephe farkı
Aynı binada bile daireler farklı ayar isteyebiliyor.
En üst kat çatıdan kaybettiği için daha yüksek su sıcaklığı istiyor.
Zemin kat, altında ısıtılmayan bir hacim varsa aynı durumda.
Ara katlar komşulardan ısı aldığı için daha düşük ayarla idare ediyor.
Kuzeye bakan daireler güneş kazancından yararlanamıyor.
Kendi dairenizin hangi grupta olduğunu bilmek, başlangıç değerini doğru seçmenizi sağlıyor.
Fatura üzerinden takip
Ayarın işe yarayıp yaramadığını anlamanın bir yolu da tüketim.
Aylık metreküp değerini not etmek, yıllar arası karşılaştırma imkânı veriyor.
Ama tek başına fatura yanıltıcı: her kışın sertliği farklı.
Daha sağlıklı karşılaştırma, aynı ayın tüketimini o ayın ortalama dış sıcaklığıyla birlikte değerlendirmek.
Ayarı düşürdüğünüz bir ayda tüketim düşmüyorsa neden başka yerde aranıyor.
Bakımdan sonra tüketimin düşmesi de aynı yöntemle görülüyor.
En sık yapılan üç hata
Mevsimsel ayar konusunda tekrarlayan yanlışlar var.
Sezon başında ayarı sonuna kadar açıp bütün kış öyle bırakmak.
Ev soğuk diye önce oda termostatını yükseltmek; oysa değişmesi gereken su sıcaklığı.
Ayarı değiştirip yarım saat sonra sonuç beklemek; ev birkaç saatte oturuyor.
Dördüncüsü de eklenebilir: baharda ayarı geri indirmeyi unutmak.
Bu dördü, mevsimsel israfın büyük kısmını açıklıyor.
Sık sorulanlar
Sezon boyunca ayarı kaç kez değiştirmeliyim?+
Elle yönetiyorsanız üç dört kez yeterli: sezon başı, havaların sertleştiği dönem, en soğuk hafta ve bahar. Her gün oynatmak gerekmiyor; ev bir ayara oturmak için zaman istiyor.
Oda termostatını da mevsime göre değiştirmeli miyim?+
Hayır. Oda termostatı hedef konforu belirliyor ve o değişmiyor; 20-21 derece kışın da aynı. Değişmesi gereken, o hedefe ulaşmak için gereken su sıcaklığı.
Dış hava sensörü olmayan cihazda ne yapılır?+
Petek suyu ayarı elle kaydırılıyor. Bir kâğıda hangi hava için hangi değeri kullandığınızı yazarsanız ikinci yıl işiniz kolaylaşıyor.
Ayarı yükselttiğim halde ev ısınmıyorsa?+
Sorun ayarda olmayabiliyor. Radyatör yüzeyi, tesisat dengesi ve hava kalmış radyatörler aynı belirtiyi veriyor. Bu durumda ölçüm gerekiyor.
Ayarı ölçümle birlikte belirliyoruz
Odalar ısınmıyorsa sorunun ayarda mı, dengede mi, radyatör yüzeyinde mi olduğunu ölçerek ayırıyoruz. Bakım ve ayar işleri Aliağa, Çandarlı, Bergama ve Dikili'de yerinde yapılıyor.
İlgili yazılar
Musluk suyunu yüksek ayarlamanın iki bedeli var: haşlanma riski ve kireçlenme. 45-50 derecenin neden dengeli bir aralık olduğu.
Gece geri çekme her evde aynı sonucu vermiyor. Kaç derece düşürmeli, ne zaman geri açmalı ve hangi evlerde bu yöntem işe yaramıyor.
Gidiş suyu sıcaklığı hem konforu hem faturayı belirliyor. Yoğuşmalı ve yoğuşmasız cihazda hedef aralık, mevsime göre kaydırma ve radyatör yüzeyinin rolü.