Petek Havası Nasıl Alınır
Petek havası alma işleminin doğru sırası, sık yapılan hatalar ve aynı peteğin sürekli hava yapması ne anlama geliyor. İşlem sonrası basınç kontrolü.

Peteğin üstü soğuk altı sıcaksa içinde hava birikmiş demektir. Bu, kullanıcının kendi yapabileceği birkaç işlemden biri ve doğru yapıldığında ev belirgin biçimde daha iyi ısınıyor. Yanlış sırayla yapıldığında ise işlem tekrarlanıp duruyor.
Hava neden birikiyor
Kapalı bir sistemde havanın kendiliğinden oluşması beklenmiyor ama birkaç yoldan giriyor.
Sisteme su eklendiğinde su ile birlikte içinde çözünmüş hava da giriyor. Su ısındıkça bu hava açığa çıkıp yükseliyor ve peteklerin üst kısmında toplanıyor.
Tesisat boşaltılıp doldurulduğunda, örneğin bir onarım sonrası, sistemde hava kalıyor. Bu, ilk çalıştırmadan sonra birkaç kez hava alınmasını gerektiriyor.
Korozyon da hava üretiyor. Tesisat suyu uygun değilse metal ile su arasındaki tepkime hidrojen açığa çıkarıyor. Bu durumda hava alma bir çözüm değil, belirtiyi geçici olarak bastırma oluyor.
Bir de dışarıdan sızma var: negatif basınçta çalışan bir noktadan sisteme hava çekilebiliyor.
İşlem öncesi hazırlık
Birkaç dakikalık hazırlık işlemi kolaylaştırıyor ve dağınıklığı önlüyor.
Cihaz kapatılıyor ve sistemin soğuması bekleniyor. Sıcak sistemde purjörden çıkan su yakıcı olabiliyor; ayrıca dolaşım sürerken hava tam olarak üst noktalara toplanmamış oluyor.
Purjör anahtarı hazırlanıyor. Çoğu petekte özel bir anahtar gerekiyor; bazılarında düz tornavida yeterli oluyor.
Altına bir kap ve yanına bez konuyor. Çıkan su temiz olmuyor, tesisat suyu koyu renkli ve leke bırakıyor.
Manometre değeri not ediliyor. İşlem sonrası basıncın ne kadar düştüğünü bilmek gerekiyor.
Doğru sıra
Sıra, işlemin bir kerede bitip bitmemesini belirliyor.
Kombiye en yakın petekten başlanıp en uzağa doğru gidiliyor. Ters yönde yapıldığında, uzaktaki petekten alınan havanın yerini dolduran su yakındaki petekten hava taşıyabiliyor.
Çok katlı bir evde alt kattan başlanıp yukarı çıkılıyor. Hava yükseldiği için en üst kattaki petekler en çok hava tutan noktalar oluyor.
Her petekte işlem bitince bir sonrakine geçiliyor; hepsi bir arada açılmıyor.
Uygulama
Purjör vidası yavaşça, çeyrek tur kadar açılıyor. Tamamen sökülmüyor; sökülen bir vida yerine takılamazsa sistem boşalıyor.
Tıslama sesi duyuluyorsa hava çıkıyor demektir. Ses kesilip düzgün, kesintisiz su gelmeye başladığında vida kapatılıyor.
Su fışkırarak değil, sızarak gelmeli. Fışkırıyorsa sistem basıncı yüksek demektir; önce basınç düşürülüyor.
Vida sıkıca ama zorlamadan kapatılıyor. Aşırı sıkmak purjörün dişini bozuyor ve o petek kalıcı olarak sızdırmaya başlıyor.
Kesikli, tükürükler halinde gelen su hâlâ hava olduğunu gösteriyor; akış düzelene kadar devam ediliyor.
İşlemden sonra basınç
Hava alındıkça basınç düşüyor ve bu beklenen bir sonuç.
Havanın kapladığı hacmin yerini su alıyor. Sistem kapalı olduğu için toplam hacim değişmiyor ve basınç iniyor.
Bütün petekler bittikten sonra manometreye bakılıyor. Değer 1 barın altına indiyse doldurma musluğundan su ekleniyor.
Su eklerken acele edilmiyor. Basınç hızla yükselebiliyor ve 2 barı geçtiğinde fazlasını boşaltmak gerekiyor.
Cihaz çalıştırıldıktan sonra basınç bir miktar yükseliyor; bu normal. Soğuk sistemdeki değer esas alınıyor.
Sık yapılan hatalar
Birkaç hata işlemi sonuçsuz bırakıyor.
Cihaz çalışırken hava almak. Pompa dönerken hava dolaşımda kalıyor, üst noktaya toplanmıyor.
Vidayı tamamen sökmek. Su basınçla geliyor ve vidayı yerine takmak zorlaşıyor.
Yalnız sorunlu peteği havalandırmak. Sistem bir bütün; tek petekte yapılan işlem diğerlerindeki havayı yerinden oynatabiliyor.
Basıncı kontrol etmeden bırakmak. Düşük basınçta cihaz kilitleniyor ve iş yarım kalıyor.
Sonucu hemen değerlendirmek. Peteklerin tam ısınması birkaç saat sürebiliyor.
Otomatik purjörler
Bazı sistemlerde havayı kendiliğinden atan otomatik purjörler bulunuyor.
Kombinin içinde de bir tane var ve genelde pompanın üzerinde duruyor. Bu, kullanıcının erişmediği bir parça.
Tesisatın en yüksek noktasında da otomatik purjör olabiliyor. Bunlar zamanla tıkanıyor ya da tersine, sürekli açık kalıp sisteme hava alıyor.
Otomatik purjörü olan bir sistemde sürekli el ile hava almak gerekiyorsa, purjörün kendisi bakılacak parçalardan biri.
Havlupan ve tasarım radyatörler
Banyodaki havlupanlar hava tutmaya daha yatkın.
Yapıları gereği çok sayıda ince boru içeriyorlar ve hava bu borularda kolayca hapsoluyor. Purjörleri genelde üst köşede.
Alttan bağlantılı tasarım radyatörlerde hava üst kısımda toplanıyor ve alt yarısı sıcak, üst yarısı soğuk oluyor. Belirti klasik panel petekle aynı.
Bazı havlupanlarda elektrikli rezistans da bulunuyor. Rezistans çalışıyorsa havlupan ısınıyor ama bu, tesisattan geldiği anlamına gelmiyor; sistem kontrolü yaparken karıştırılabiliyor.
Hava aldınız, petek yine soğuksa
Sorun havada değilse birkaç ihtimal kalıyor.
Peteğin vanası kısık ya da kapalı olabiliyor. Termostatik başlıklar tamamen kapalı konumda kalmış olabilir.
Peteğin içi çamurlanmış olabiliyor. Yıllarca temizlenmemiş tesisatta biriken çökelti suyun dolaşımını engelliyor; belirti "altı sıcak üstü soğuk" değil, "hepsi ılık" oluyor.
Pompa zayıflamış olabiliyor. Bu durumda uzaktaki petekler hiç ısınmıyor.
Tesisat dengesi bozuk olabiliyor. Su en kolay yoldan dolaşıyor ve bazı kollara yeterince gitmiyor.
Bu dördü de kullanıcının çözebileceği kalemler değil; ölçüm gerektiriyor.
Sürekli hava yapan sistem
Ayda bir hava almak zorunda kalmak bir çözüm değil, bir belirti.
Sisteme dışarıdan hava giriyorsa nedeni bulunmalı. Gizli bir kaçak hem su kaybettiriyor hem soğuduğunda içeri hava çekiyor.
Genleşme tankı sönmüşse basınç sürekli oynuyor ve bu, hava girişini kolaylaştırıyor.
Korozyon kaynaklı gaz oluşumu varsa tesisat suyunun durumu bakılmalı. Bu durumda çıkan "hava" aslında hidrojen oluyor ve tesisatın içinde bir tepkime sürüyor demektir.
Bu üç durum da hava almakla geçmiyor; her seferinde geri geliyor.
Hava alma zamanı: sezon başı ve sonrası
İşlemin ne zaman yapıldığı, kaç kez tekrarlanacağını belirliyor. Sezon başında, cihaz aylarca kapalı kaldıktan sonra ilk çalıştırmada sistemde toplanmış hava en fazla oluyor. Bu dönemde yapılan hava alma işlemi, kışın geri kalanında tekrar gerekmeyebiliyor.
Tesisatta bir onarım yapıldıysa durum farklı. Sistem boşaltılıp doldurulduğunda içeri giren hava miktarı çok daha fazla ve tek seferde tamamı çıkmıyor. Bu durumda ilk çalıştırmadan sonraki birkaç gün boyunca işlemin tekrarlanması gerekiyor; her seferinde daha az hava çıkıyor ve sonunda kesiliyor.
Kış ortasında aniden hava belirtisi çıktıysa bu ayrı bir anlam taşıyor. Sisteme yeni hava girdiğini gösteriyor ve bunun nedeni genelde bir kaçak ya da basınç düşmesi oluyor. Böyle bir durumda yalnız hava almak, asıl sorunu geçici olarak örtüyor.
Yazın cihaz kapalıyken hava almak da anlamlı değil. Sistem soğuk ve durgun olduğu için hava henüz üst noktalara toplanmamış oluyor; işlem yarım kalıyor.
Çıkan suyun rengi ne anlatıyor
Purjörden gelen suya bakmak, tesisatın içi hakkında ücretsiz bir bilgi veriyor ve çoğu kişi bunu fark etmeden suyu döküyor.
Berrak ya da hafif renkli su normal sayılıyor. Tesisat suyu şebeke suyu kadar temiz olmuyor; yıllar içinde metal ile temastan hafif bir renk alması bekleniyor.
Koyu siyah, çamurlu bir su tesisatta manyetit birikimi olduğunu gösteriyor. Bu, korozyon ürünü ve zamanla peteklerin dibine çökerek dolaşımı engelliyor. Böyle bir su geldiğinde tesisat temizliği gündeme geliyor; hava alma o sorunu çözmüyor.
Kırmızımsı kahverengi su pas anlamına geliyor ve genelde çelik borulu eski tesisatlarda görülüyor. Sisteme sürekli taze su ekleniyorsa bu renk daha belirgin oluyor, çünkü her yeni su yeni oksijen getiriyor.
Bulanık ve kokulu bir su ise bakteriyel oluşuma işaret edebiliyor. Nadir ama düşük sıcaklıkta çalışan, uzun süre durgun kalan sistemlerde görülüyor.
Çıkan suyu bir bardakta biriktirip birkaç dakika beklemek de fikir veriyor: dibe çöken katı madde varsa tesisatta taşınan bir birikim var demektir.
Kaç petekte işlem yapılmalı
Yalnız sorunlu görünen peteği havalandırmak yaygın bir yaklaşım ama eksik kalıyor. Sistem tek bir kapalı devre olduğu için bir noktadan alınan hava, diğer noktalardaki dengeyi değiştiriyor.
Küçük bir dairede tüm peteklerin havasını almak yirmi dakika sürüyor ve bu, işlemi bir kerede bitiriyor. Tek petekle uğraşıp birkaç gün sonra başka bir peteğin soğuduğunu fark etmek daha çok zaman alıyor.
Büyük bir evde ya da çok katlı bir binada sıralı ilerlemek daha da önemli hale geliyor. Alt kattan başlayıp yukarı çıkmak, havanın doğal olarak yükselmesiyle uyumlu ilerliyor.
İşlem bittikten sonra cihaz çalıştırılıp bir süre beklenmeli, sonra petekler tekrar elle kontrol edilmeli. İlk turda çıkmayan hava ikinci turda çıkabiliyor.
Sık sorulanlar
Hangi petekten başlamalıyım?+
Kombiye en yakın olandan başlayıp uzağa doğru gidin. Çok katlı bir evde alt kattan başlayıp yukarı çıkın. Ters sırada yapıldığında alınan hava tekrar dolaşıma karışabiliyor.
Purjörden su yerine hiç bir şey gelmiyorsa?+
Purjör tıkalı olabiliyor ya da o peteğe hiç su gitmiyordur. İkinci durumda sorun havada değil; vana kapalı, tesisat tıkalı ya da pompa zayıf olabilir.
İşlemden sonra basınç düştü, normal mi?+
Normal. Havanın yerini su alıyor ve sistem hacmi aynı kaldığı için basınç iniyor. İşlem bittikten sonra basıncın 1-1,5 bar aralığına tamamlanması gerekiyor.
Aynı petek her ay hava yapıyorsa?+
Bu normal değil. Sisteme dışarıdan hava giriyor demektir: gizli bir kaçak, bozuk bir otomatik purjör ya da genleşme tankı sorunu olabilir. Sürekli hava alarak yaşamak yerine nedenini bulmak gerekiyor.
Hava alma sonuç vermiyorsa
Petekleri havalandırdığınız halde ısınma sorunu sürüyorsa ya da aynı petek sürekli hava yapıyorsa, nedeni ölçerek buluyoruz: tesisat dengesi, pompa durumu, genleşme tankı ve kaçak kontrolü. Petek ve tesisat hizmetimiz kapsamında Aliağa ve çevresinde çalışıyoruz.
İlgili yazılar
Petek temizliği hangi belirtilerde gerçekten gerekiyor, hangi durumlarda gereksiz. Havayla, dengeyle ve tıkanıklıkla karıştırılan tablolar. Ayrımın yolu.
İki yöntem neyi çözüyor, hangi durumda hangisi uygun, riskleri neler ve ikisinin birlikte uygulandığı durumlar. Eşanjör tipine göre kimyasal seçimi.
Tesisat temizliğinden sonra neyin ne kadar sürede değişmesi bekleniyor, hangi ölçümle doğrulanıyor ve değişmiyorsa nereye bakılıyor. Süre ne kadar.