Emniyet Ventilinden Su Damlaması
Emniyet ventilinden su gelmesi cihazın kendini koruduğunu gösteriyor. Asıl soru neden basıncın yükseldiği: genleşme tankı, aşırı dolum ya da eşanjör.

Kombinin altında düzenli aralıklarla su birikmesi şikâyetlerinin önemli bir bölümü emniyet ventilinden geliyor ve bu, ilk bakışta yanıltıcı bir tablo oluşturuyor. Kullanıcı damlayan parçayı arızalı sandığı için doğrudan ventil değişimi istiyor, oysa ventil çoğu zaman tam olarak yapması gereken şeyi yapıyor. Su gelmesi, tesisat basıncının güvenli sınırın üstüne çıktığını ve fazlanın dışarı atıldığını gösteriyor. Dolayısıyla asıl soru ventilin neden açtığı değil, basıncın neden yükseldiği oluyor.
Emniyet ventili ne işe yarıyor
Kapalı ısıtma devresi belirli bir basınç aralığında çalışacak biçimde tasarlanıyor ve bu aralığın üstü hem eşanjör hem bağlantılar için risk taşıyor. Emniyet ventili, basınç üreticinin belirlediği eşiği aştığında mekanik olarak açılıp fazla suyu tahliye ediyor ve basınç güvenli aralığa dönünce kapanıyor. Yani ventil bir arıza parçası değil, tesisatın son güvenlik elemanı. Bu nedenle hiçbir koşulda kapatılmıyor, tıkanmıyor ve tahliye borusu körlenmiyor.
Ventilin çalıştığını görmek aslında iyi haber; kötü haber, basıncı o eşiğe taşıyan nedenin hâlâ orada olması. Neden bulunmadan yapılan her müdahale geçici kalıyor.
Suyun ısınmasıyla basınç neden yükseliyor
Tesisattaki su ısındığında hacmi artıyor ve kapalı bir devrede hacim artışı doğrudan basınç artışına dönüşüyor. Bu artışı karşılamak için sisteme genleşme tankı konuyor; tank içindeki hava yastığı, genleşen suyun hacmini emiyor. Sistem sağlıklıyken cihaz çalışırken basınç bir miktar yükseliyor, soğuyunca eski değerine dönüyor ve ventil hiç devreye girmiyor.
Bu döngü bozulduğunda, yani hava yastığı görevini yapamaz hale geldiğinde, ısınan suyun basıncı doğrudan ventile dayanıyor. Sonuç, her ısınmada bir miktar su atılması ve her soğumada basıncın giderek düşmesi oluyor.
Birinci neden: genleşme tankı
Uygulamada en sık karşılaşılan neden bu. Tankın içindeki membranın bir tarafında su, diğer tarafında basınçlı hava bulunuyor ve bu hava yıllar içinde membrandan sızarak azalıyor. Hava basıncı düştüğünde tank suyu ememiyor ve sistem genleşmeyi karşılayacak boşluktan yoksun kalıyor.
Belirtisi tipik: cihaz ısınınca basınç hızla yükselip ventilden su geliyor, cihaz soğuyunca basınç normalin de altına düşüyor. Bu iniş çıkış her gün tekrarlanıyor. Tankın hava basıncı bir manometreyle ölçülüp üreticinin verdiği değere tamamlanıyor; membran yırtılmışsa tank değişiyor.
İkinci neden: aşırı dolum
Tesisata gereğinden fazla su basılmışsa soğukken bile basınç yüksek başlıyor ve ısınmayla eşiği kolayca aşıyor. Bu tablo genellikle "basınç düşmüş" diye sık sık su ekleyen kullanıcılarda görülüyor. Çözümü basit: soğuk haldeyken fazla su boşaltılıp basınç üreticinin verdiği aralığa çekiliyor.
Ancak burada dikkatli olmak gerekiyor; basınç sık düşüyorsa nedeni kaçak olabilir ve fazla dolum o kaçağı gizliyor olabilir. Bu yüzden boşaltma yapılırken basıncın günlük seyri de not ediliyor.
Üçüncü neden: dolum vanasının sızdırması
Tesisatı şebekeden besleyen dolum vanası tam kapanmıyorsa sisteme sürekli su giriyor ve basınç kendiliğinden yükseliyor. Kullanıcı vanayı kapattığını düşünüyor ama içerideki conta kireç nedeniyle tam oturmuyor. Belirti, hiç su eklenmediği halde basıncın gün içinde yükselmesi.
Doğrulaması kolay: dolum vanasının cihaz tarafındaki bağlantısı geçici olarak ayrıldığında damlama sürüyorsa vana sızdırıyor demektir. Vananın değişmesi ya da contasının yenilenmesi çözüyor.
Dördüncü neden: eşanjörde geçiş
Plakalı eşanjörde kullanım suyu tarafı ile ısıtma devresi arasında bir geçiş oluşmuşsa, şebeke basıncındaki soğuk su kapalı devreye karışıyor. Şebeke basıncı ısıtma devresinden yüksek olduğu için basınç hızla yükseliyor ve ventil sürekli su atıyor. Bu tablo diğerlerinden daha hızlı ilerliyor.
Ayırt edici belirtisi, musluktan sıcak su alındığında basıncın belirgin biçimde oynaması. Bu durumda eşanjörün değişmesi gerekiyor.
Beşinci neden: ventilin kendisi
Bütün bunlar normalse sıra ventile geliyor. Yatağına oturan yüzeye kireç ya da tortu parçacığı sıkıştığında ventil tam kapanmıyor ve normal basınçta bile damlatıyor. Yıllanmış ventillerde yay da yorulup açma basıncını düşürebiliyor.
Bu durumda ventil değişiyor. Ancak ventil değişimi ilk hamle olarak yapıldığında ve asıl neden genleşme tankıysa, yeni ventil de kısa sürede damlatmaya başlıyor.
Tahliye borusu nereye gitmeli
Emniyet ventilinin tahliye çıkışı bir boruyla gidere yönlendiriliyor. Bu bağlantı yapılmamışsa ventil her açtığında su doğrudan cihazın altına ve zemine dökülüyor; kullanıcı da bunu kaçak sanıyor. Doğru montajda su göze görünmeden gidere iniyor ama basınç sorunu yine de manometreden izlenebiliyor.
Tahliye borusunun ucu tıkanmıyor ve daraltılmıyor; ventilin serbestçe boşaltabilmesi gerekiyor.
Ev içinde yapılabilecekler
Manometrenin soğuk ve sıcak haldeki değerlerini not etmek, fazla su varsa soğukken boşaltmak ve dolum vanasının gerçekten kapalı olduğunu doğrulamak kullanıcı düzeyinde yapılabiliyor. Bu üç adım, aşırı dolum ve vana sızdırması kaynaklı tabloların bir kısmını çözüyor.
Genleşme tankının hava basıncının ölçülmesi ve tamamlanması, eşanjör kontrolü ve ventil değişimi servis işi. Bu işlemler devrenin boşaltılmasını gerektiriyor.
Servise ne anlatılıyor
En yararlı bilgi, basıncın gün içindeki seyri. Soğukken kaç, ısınınca kaç, ventil damlarken kaç; bu üç değer nedenlerin çoğunu ayırıyor. Damlamanın musluktan sıcak su alınırken artıp artmadığı da eşanjör ihtimalini eleme ya da doğrulama için soruluyor.
Bir daha yaşamamak için
Yıllık bakımda genleşme tankının hava basıncı ölçülüp tamamlanıyor, tesisat basıncı doğru aralığa alınıyor ve emniyet ventili gözle kontrol ediliyor. Bu üç kalem, ventil damlaması çağrılarının büyük bölümünü daha ortaya çıkmadan önlüyor. Tankın hava basıncının fişe yazılması da yıllar içindeki düşüş eğilimini görünür kılıyor.
Basınç seyrini kendiniz izlemek
Emniyet ventili damlaması, tek bir anlık okumayla değil basıncın gün içindeki hareketiyle teşhis ediliyor. Bunun için sabah cihaz uzun süre durduktan sonra soğuk haldeki değer, cihaz bir saat çalıştıktan sonraki sıcak değer ve akşam yeniden soğuduktaki değer not ediliyor. Sağlıklı bir sistemde soğuk ve sıcak değer arasındaki fark sınırlı kalıyor ve akşamki soğuk değer sabahkiyle hemen hemen aynı çıkıyor. Bu üç okuma birkaç gün tekrarlandığında tablo kendiliğinden ortaya çıkıyor.
Soğuk değer her gün biraz daha aşağı kayıyorsa sistem ventilden su atıyor demektir ve genleşme tarafı öne çıkıyor. Soğuk değer sabit kalıp yalnızca sıcak değer aşırı yükseliyorsa yine genleşme tankı sıraya giriyor. Soğuk değer hiç su eklenmediği halde yükseliyorsa neden dolum vanası ya da eşanjör geçişi oluyor. Bu basit ayrım, servis gelmeden önce nedenin hangi grupta olduğunu büyük ölçüde belirliyor.
Sistem hacminin genleşme tankı üzerindeki etkisi
Genleşme tankının karşılayabileceği su hacmi sınırlı ve bu sınır tesisatın büyüklüğüne göre değerlendiriliyor. Radyatör sayısı fazla, boru hattı uzun ya da yerden ısıtma bulunan tesisatlarda toplam su hacmi yüksek olduğu için cihaz içindeki standart tank yetersiz kalabiliyor. Bu durumda tank sağlam olsa bile ısınmayla oluşan genleşme karşılanamıyor ve ventil düzenli olarak su atıyor.
Çözüm bu tabloda tank değişimi değil, tesisata ilave genleşme tankı eklenmesi oluyor. Cihaz sonradan büyütülmüş bir tesisata bağlanmışsa ya da yerden ısıtma sonradan ilave edilmişse bu ihtimal ilk sıralarda değerlendiriliyor. Aksi halde her yıl yeni ventil takılıp aynı sonuçla karşılaşılıyor.
Damlamayı görmezden gelmenin bedeli
Ventilden gelen su az göründüğü için müdahale sık sık erteleniyor, oysa her tahliye tesisattan su eksiltiyor ve eksilen su dolum vanasından yeniden tamamlanıyor. Sürekli taze su girişi tesisata oksijen taşıdığı için radyatörlerde ve boru hattında korozyonu hızlandırıyor, zamanla tortu ve çamur oluşumuna yol açıyor. Bu tortu daha sonra eşanjör tıkanması ve pompa yıpranması olarak geri dönüyor.
Bu nedenle damlama, miktarı ne kadar az olursa olsun sürekli hale geldiğinde ele alınıyor. Erken müdahale çoğu zaman yalnızca tankın hava basıncının tamamlanmasıyla sonuçlanıyor ve bu işlem tesisatın tamamını koruyan en ucuz bakım kalemlerinden biri oluyor. Ertelendiğinde ise fatura eşanjör ve pompa tarafına kayıyor.
Sık sorulanlar
Emniyet ventilinden su gelmesi arıza mı?+
Ventilin kendisi arıza değil, görevini yapıyor. Arıza, basıncı yükselten nedende. En sık neden genleşme tankının hava basıncını kaybetmesi.
Ventili kapatabilir miyim?+
Kapatılmıyor ve tıkanmıyor. Ventil tesisatın son güvenlik elemanı; kapatıldığında basınç boşalacak yer bulamıyor.
Basıncı düşürsem geçer mi?+
Geçici olarak damlama durur ama neden sürüyorsa birkaç gün içinde tekrar başlıyor. Genleşme tankı kontrolü gerekiyor.
Damlayan su nereye gidiyor?+
Tahliye borusu gidere bağlanmış olmalı. Bağlı değilse su cihazın altına damlıyor ve zemine zarar veriyor.
Ventili değil nedeni değiştiriyoruz
Damlamada önce genleşme tankı ve basınç seyrini ölçüyor, ventili yalnızca gerçekten yatağı bozulduysa değiştiriyoruz. Arıza sürüyorsa kombi servisi için Aliağa, Çandarlı, Bergama ve Dikili'de yerinde bakıyoruz.
İlgili yazılar
Kombinin altındaki su her zaman kaçak değil. Kağıt havlu yöntemiyle damlamanın çıktığı noktayı bulma ve olası kaynakları sırayla eleme.
Yoğuşmalı kombide çıkan su normal olabiliyor. Kondens suyunu tesisat kaçağından ayıran ölçütler: manometre, miktar, renk ve zamanlama.
Ses cihazdan mı tesisattan mı geliyor? Cihazı kapatma, vana kapatma ve dokunarak dinleme yöntemleriyle kaynağı daraltma sırası.